Ana içeriğe geç
Av. M. Haşim AlanHukuk Bürosu
Ana Sayfa/Blog/Sözleşmeden Dönme Hakkı
Borçlar Hukuku22 Haziran 2026· 16 dk okuma

Sözleşmeden Dönme Hakkı Şartları, Tazminat ve TBK Rehberi

Sözleşmeden dönme hakkını ne zaman, nasıl kullanırsınız? Temerrüt, ek süre zorunluluğu, menfi zarar hesabı, dönme-fesih farkı ve Yargıtay HGK 2024/465 kararını içeren kapsamlı TBK rehberi.

Yazan: Av. M. Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

Ücretsiz Hesaplama Aracı

Menfi Zarar Tahmin Aracı

Sözleşmeden döndüğünüzde talep edebileceğiniz tahmini menfi zarar aralığını hesaplayın. Yasal faiz oranı olarak yıllık %24 baz alınmıştır.

Sözleşmeden Dönme Nedir? TBK Madde 125'e Göre Tanım

Sözleşmeden dönme, bir tarafın tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmasıdır. TBK m. 125/3 bu hakkı açıkça düzenler. Dönme beyanı karşı tarafa ulaştığı anda hüküm doğurur. Sözleşme, sanki hiç kurulmamış gibi sonuç doğurur.

Dönme hakkı, bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu nedenle tek taraflı kullanılır. Karşı tarafın onayına gerek yoktur. Hak bir kez kullanıldıktan sonra geri alınamaz. Dönme beyanı karşı tarafa ulaşmadan önce vazgeçilebilir; ulaştıktan sonra ise hukuki sonuçları geriye döndürülemez.

TBK, dönme hakkını iki kaynaktan tanır. Birinci kaynak kanundur: borçlunun temerrüdü (m. 123-125), ayıplı ifa (m. 227, m. 475) ve aşırı ifa güçlüğü (m. 138) bu hallerin başında gelir. İkinci kaynak sözleşmedir: taraflar, sözleşmeye önceden bir dönme şartı yazabilirler. Örneğin "mal 10 gün içinde teslim edilmezse alıcı dönebilir" gibi bir hüküm, sözleşmeye dayalı dönme hakkı doğurur.

Dönmenin en kritik özelliği geriye etkili (ex tunc) sonuç doğurmasıdır. Taraflar birbirlerine verdiklerini iade etmekle yükümlü hale gelir. Bu nedenle dönme, özellikle ani edimli sözleşmelerde — satım, eser, bağış — uygulama alanı bulur. Sürekli edimli sözleşmelerde ise dönme değil, fesih yolu izlenir.

Sözleşmeden Dönme Şartları: Temerrüt ve Ek Süre Zorunluluğu (TBK m. 123)

Temerrüde dayalı dönme hakkının kullanılabilmesi için sıralı üç koşul aranır. Önce borçlunun temerrüde düşmesi gerekir. Sonra alacaklının borçluya uygun bir ek süre (mehil) vermesi şarttır. Son olarak bu ek süre içinde de ifa gerçekleşmezse dönme hakkı kullanılabilir.

Temerrüt için önce borcun muaccel olması, sonra alacaklının ihtarda bulunması gerekir (TBK m. 117). İstisna: sözleşmede kesin vade belirlenmiş ise ihtar gerekmez. Kesin vade; "30 Eylül 2026'ya kadar teslim" gibi tarih içeren ve takvimsel olarak belirli ifadelerdir. Bu durumda tarih geçince borçlu kendiliğinden temerrüde düşer.

Ek süre, somut olayın koşullarına göre belirlenir. Mahkeme bu sürenin "uygun" olup olmadığını resen denetler. Çok kısa verilen ek süre geçersiz sayılır; çok uzun verilen ek süre ise hakkı ertelemeye yol açabilir. Uygulamada 7 ila 30 gün arasındaki süreler çoğunlukla uygun kabul edilmektedir. Bursa ticaret mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda ortalama 14 günlük ek süre genellikle yeterli bulunmaktadır.

Ek sürenin işlemesi için ihtarın usulüne uygun yapılması zorunludur. Sözlü ihtar ispat güçlüğü doğurur. Taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi veya KEP ile gönderilen ihtar tercih edilmelidir. İhtarın içeriğinde: borcun ifasının talep edildiği, uygun bir süre verildiği ve süre bitiminde sözleşmeden dönüleceğinin bildirildiği açıkça yer almalıdır.

Ek Süre Vermeden Sözleşmeden Dönme Hakkı (TBK m. 124): Hangi Hallerde?

TBK m. 124, ek süre verme yükümlülüğünün aranmadığı dört hali sayar. Bu hallerde alacaklı, ihtar ve ek süre vermeksizin derhâl dönme hakkını kullanabilir. Bu istisnaların doğru bilinmesi, acele durumlarda büyük avantaj sağlar.

TBK m. 124 — Ek Süreye Gerek Olmayan Haller

  1. Borçlunun tutum ve davranışlarından ek sürenin yararsız olduğunun anlaşılması: Borçlu açıkça "ödemeyeceğim" demişse ya da bunu davranışlarıyla ortaya koymuşsa süre vermeye gerek yoktur.
  2. İfanın kesin olarak imkânsız hale gelmesi: Teslim edilecek parça eşya yok olmuş veya teslim artık fiilen mümkün değilse derhâl dönülebilir.
  3. Sözleşmenin niteliğinden belirli vadeye uyulmamasının önem taşıdığının anlaşılması: "Kesin vadeli işlemler" (fix-Geschäft) bu kapsamdadır. Düğün pastası, organizasyon hizmeti veya mevsimsel ürün teslimatları gibi vadeye uyulmaması sözleşmeyi özünden zedeleyecek durumlarda ek süreye gerek yoktur.
  4. Borçlunun ifayı açıkça reddetmesi: Borçlunun sözlü veya yazılı olarak "ifa etmeyeceğini" beyan etmesi, ek sürenin yararsız olduğunu gösterir.

Bu hallerin varlığını ispat yükü alacaklıya aittir. Mahkeme, her somut olayı ayrı değerlendirir. Yargıtay, ek süre vermeksizin dönme beyanında bulunan alacaklıdan m. 124 kapsamına giren koşulları kanıtlamasını bekler.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. TBK m. 124/1'deki "davranışlardan anlaşılma" koşulunun geniş yorumlanmaması gerekir. Borçlunun sözleşmeyi ihlal etmesi, tek başına ek süreyi gereksiz kılmaz. Borçlunun tutumunun, ifa niyetinin kesinlikle bulunmadığını göstermesi aranır.

Sözleşmeden Dönme mi, Fesih mi? Hangi Sözleşmede Hangi Yol?

Dönme ve fesih, sözleşmeyi sona erdiren iki farklı hukuki araçtır. Pek çok kişi bu kavramları birbirine karıştırır. Yanlış seçim, davanın reddine, tazminat yükümlülüğüne ve hak kaybına yol açar.

KriterSözleşmeden DönmeSözleşmenin Feshi
Kanuni dayanakTBK m. 125/3TBK m. 126
Etki yönüGeçmişe etkili (ex tunc)İleriye etkili (ex nunc)
Edim iadesiEvet — taraflar aldıklarını iade ederHayır — geçmiş edimler geçerli kalır
Uygulandığı sözleşme türüAni edimli (satış, eser, bağış)Sürekli edimli (kira, hizmet, abonelik)
Hukuki etkiSözleşme hiç kurulmamış gibi olurSözleşme ileriye dönük sona erer
Tazminat türüMenfi zarar (olumsuz zarar)Müspet zarar + uğranan zarar

Bir kira sözleşmesinde dönme değil, fesih yolu izlenmesi gerekir. Kira sürekli edimli bir borç ilişkisidir. TBK m. 126, sürekli edimli sözleşmelerde temerrüt halinde alacaklıya fesih hakkı tanır. Bu sözleşmelerde dönme beyanında bulunmak geçerli sonuç doğurmaz.

Cayma hakkı ise tüketici hukukuna özgü bir kategoridir. TKHK m. 48 kapsamında mesafeli sözleşmelerde tüketiciye 14 günlük gerekçesiz cayma hakkı tanınır. Cayma hakkı, ne dönme ne de fesih olmakla birlikte benzer sonuçlar doğurur. Tüketici, malı iade eder ve bedeli geri alır.

Sözleşmeden Dönmenin Hukuki Sonuçları: Edim İadesi ve Geriye Etki

Dönme beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşme geriye etkili olarak sona erer. Sözleşmenin kuruluş tarihine kadar olan tüm etkiler ortadan kalkar. Taraflar, sözleşmeden önceki hukuki durumlarına geri döner.

Edimlerin iadesi dönmenin en temel sonucudur. Satıcı malı geri alır; alıcı ödediği bedeli faiziyle geri ister. Hizmet ifası söz konusuysa ve hizmet geri verilemiyorsa, verilen hizmetin değerinin iadesi gündeme gelir. Mal kullanılmış ya da değer kaybetmişse iade eden taraf bu zararı da karşılamakla yükümlü olabilir.

Faiz talebi de dönme sonrası gündeme gelir. Ödenen bedelin iade edilmesi gerektiğinde, ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilir. 2026 itibarıyla Türkiye'de yasal faiz oranı yıllık %24'tür. Borçlunun ticari sıfatı varsa ticari faiz oranı uygulanabilir; bu oran yasal faizin üzerindedir.

Üçüncü kişiler dönmeden nasıl etkilenir? Taraflardan biri, sözleşme konusu hakkı iyi niyetli üçüncü kişiye devretmişse, bu kişinin kazanımları çoğu zaman korunur. Ancak ayni hak transferlerinde tescil, tapuya şerh veya resmi devir yapılmamışsa üçüncü kişi iyi niyetle koruma alamayabilir. Bu ayrım, taşınmaz satışlarında büyük önem taşır.

Sözleşmeden Dönmede Menfi Zarar: Hangi Kalemler Talep Edilebilir?

Menfi zarar (olumsuz zarar), sözleşmenin hiç kurulmamış olsaydı içinde bulunacağınız duruma göre hesaplanır. Yani: "Bu sözleşmeye girmeseydim ne kaybetmezdim?" sorusunun yanıtıdır. TBK m. 125/3 uyarınca dönme halinde talep edilebilecek zarar türü budur.

Menfi zararın temel kalemleri şunlardır: sözleşme müzakeresi ve imzalanması için yapılan noter, avukat ve harç masrafları; sözleşmenin ifasına hazırlık amacıyla alınan malzeme veya ekipman giderleri; sözleşmenin gerçekleşeceğine güvenerek reddedilen diğer tekliflerin yol açtığı fırsat maliyeti; nakliye, depolama ve sigorta gibi hazırlık giderleri.

Menfi zarar, müspet zarardan farklıdır. Müspet zarar (olumlu zarar), sözleşme ifa edilseydi elde edeceğiniz menfaattir. Yoksun kalınan kazanç müspet zarar kapsamına girer. Sözleşmeden dönen alacaklı müspet zarar değil, menfi zarar talep edebilir. Yargıtay bu ayrımı titizlikle uygulamaktadır.

İspat yükü alacaklıdadır. Menfi zararın her kalemi somut delillerle kanıtlanmalıdır. Fatura, sözleşme, banka transferi ve yazışma kayıtları mahkemede en güçlü delillerdir. Osmangazi Adliyesi'ndeki ticaret mahkemesi uygulamalarında, belgesiz menfi zarar taleplerinin kısmen ya da tamamen reddedildiği görülmektedir. Bu nedenle her gider kalemini belgelemeniz kritik önem taşır.

Bursa Sözleşme Hukuku Avukatı

Sözleşmeden Dönme Hakkınızı Birlikte Değerlendirelim

Temerrüt, ayıplı ifa veya sözleşme ihlali yaşıyorsanız hukuki süreç başlamadan önce ücretsiz değerlendirme için bize ulaşın.

Cezai Şart Dönme Sonrası Talep Edilebilir mi? Yargıtay HGK 2024/465 Kararı

Bu, uygulamada en çok karıştırılan sorulardan biridir. Cevap nettir: dönme beyanından sonra sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/3-751 Esas, 2024/465 Karar sayılı kararı bu ilkeyi kesin biçimde ortaya koymuştur.

Gerekçe şudur: dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliği taşır. Beyan karşı tarafa ulaştığı anda sözleşme geriye etkili olarak ortadan kalkar. Sözleşme hükümlerine — cezai şart dahil — bundan sonra dayanılamaz. Cezai şart sözleşmenin bir hükmüdür. Sözleşme yoksa bu hüküm de yoktur.

Pratik sonuç şudur: sözleşmeden dönmeyi tercih eden taraf cezai şarttan vazgeçmiş sayılır. Cezai şartı korumak istiyorsanız dönme yerine müspet zararın tazminini seçmelisiniz. TBK m. 125/2 uyarınca ifadan vazgeçip müspet zarar tazmini yolunu seçerseniz sözleşme geçerliliğini korur. Bu durumda cezai şart da talep edilebilir.

Hukuki strateji açısından kritik bir seçim noktasıdır. Dönme mi, müspet zarar mı? Bu sorunun yanıtı; tazminat miktarına, sözleşmedeki cezai şart düzeyine ve borçlunun ödeme kapasitesine göre değişir. Bu seçimi yapmadan dava dilekçesi hazırlanmamalıdır.

Satım, Eser ve Hizmet Sözleşmesinden Dönme: Sözleşme Türüne Göre Fark

Satım sözleşmesinde iki farklı dönme yolu vardır. Birinci yol temerrüde dayalı dönmedir (TBK m. 123-125): satıcı malı teslim etmez ya da alıcı bedeli ödemezse bu yol işler. İkinci yol ayıba dayalı dönmedir (TBK m. 227): teslim edilen mal ayıplıysa alıcı dönme hakkı dahil dört seçimlik haktan birini kullanabilir. Önemli not: ayıba dayalı dönmede "ağır" ayıp şartı aranmaz; ancak önemsiz ayıpta dönme orantısız sonuç doğuruyorsa reddedilebilir.

Eser sözleşmesinde (TBK m. 475) iş sahibi, eserde önemli bir ayıp varsa sözleşmeden dönebilir. Önemsiz ayıpta yalnızca indirim ya da onarım talep edilebilir; dönme hakkı doğmaz. Yüklenicinin teslim etmediği hallerde ise temerrüt hükümleri uygulanır. Eser sözleşmesindeki dönme, yapılan iş bedelinin tamamının iadesini gerektirebilir.

Hizmet sözleşmesinde sürekli edim söz konusu olduğundan dönme değil, fesih yolu izlenir (TBK m. 126). Geçmişte ifa edilmiş hizmet bedelinin iadesi kural olarak mümkün değildir. Bunun istisnası, tarafların hizmet sözleşmesine henüz başlanmamışken ifa yükümlülüğünün tamamen ortadan kalkmasıdır. Bu durumda, ifa başlamadan önce fesih beyanında bulunulabilir.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde karmaşık bir tablo söz konusudur. Tapuya şerh verilmişse 5 yıl içinde satışın tamamlanması gerekir. Şerh tescilinden itibaren 5 yıl geçirilmişse şerh re'sen terkil edilir. Vaadi yerine getirmeyen taraf TBK m. 123 kapsamında temerrüde düşer ve alacaklı dönme hakkını kullanabilir. Bursa Osmangazi'deki gayrimenkul uyuşmazlıklarında bu tür davalar oldukça yaygındır.

Sözleşmeden Dönme Bildirimi Nasıl Yapılır? İhtarname Adımları

Dönme süreci iki aşamadan oluşur. Birinci aşama: temerrüt ihtarı ve ek süre bildiriminin karşı tarafa ulaştırılması. İkinci aşama: ek sürenin dolması halinde dönme beyanının ayrıca iletilmesi. Bazı hallerde bu iki aşama tek ihtar içinde birleştirilebilir: "30 gün içinde ifa edilmezse sözleşmeden döneceğim" ifadesi buna örnektir.

İhtarname İçeriğinde Yer Alması Gerekenler

  1. Tarafların tam kimlik bilgileri (ad-soyad, adres, TC/vergi no)
  2. Sözleşmenin konusu ve tarihi
  3. Borçlunun hangi yükümlülüğü yerine getirmediğinin açık ifadesi
  4. Uygun sürenin ne kadar olduğu (gün, tarih)
  5. Süre içinde ifa gerçekleşmezse hangi hakkın kullanılacağı (dönme ve menfi zarar)
  6. İhtarnamenin hangi usulle (KEP/noter/taahhütlü posta) gönderildiği

Ticari işlemlerde şekil zorunluluğu vardır. TBK m. 18 uyarınca ticari işlemlerde dönme ve fesih beyanı noter kanalıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da KEP ile yapılmalıdır. Bu şekle uyulmaması, beyanın hüküm doğurmamasına yol açabilir. Sadece alıcı veya satıcının biri tacir sıfatını taşıyorsa da bu kural uygulanır.

Dönme beyanı gönderildikten sonra geri alınamaz. Bu nedenle strateji belirlemek son derece önemlidir. Dönmek yerine müspet zarar tazmini mi, yoksa cezai şart mı daha avantajlı olur? Bu soruyu yanıtlamadan beyan göndermek, kimi zaman daha değerli hakların kaybına yol açar. Bir borçlar hukuku avukatına danışmak bu aşamada hak kayıplarını önler.

Sözleşmeden Dönme Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sözleşmeden dönmek için karşı tarafa süre vermek zorunda mıyım?+
Kural olarak evet. TBK m. 123 uyarınca dönme hakkını kullanmadan önce borçluya uygun bir ek süre vermeniz gerekir. Süre içinde ifa gerçekleşmezse dönme beyanında bulunabilirsiniz. TBK m. 124'te sayılan hallerde — borçlunun ifayı açıkça reddetmesi, ek sürenin yararsız olduğunun anlaşılması, kesin vadeli sözleşmeler — süre vermeksizin derhâl dönme hakkı kullanılabilir.
Sözleşmeden dönünce ödediğim parayı geri alabilir miyim?+
Evet. TBK m. 125/3 uyarınca sözleşmeden dönme geriye etkili sonuç doğurur. Ödediğiniz bedeli geri isteyebilirsiniz. Borçlunun kusuruyla ifa edilmeyen sözleşmede ödeme tarihinden itibaren yasal faiz de talep edebilirsiniz.
Sözleşmeden dönme ile fesih arasındaki fark nedir?+
Dönme, ani edimli sözleşmelerde uygulanır ve sözleşmeyi geçmişe etkili (ex tunc) olarak ortadan kaldırır; taraflar birbirlerine verdiklerini iade eder. Fesih ise kira, hizmet gibi sürekli edimli sözleşmelerde uygulanır ve yalnızca ileriye etkili (ex nunc) sonuç doğurur; geçmişte gerçekleşen edimler iade edilmez. Yanlış yola başvurmak hak kaybına yol açabilir.
Ayıplı mal aldığımda sözleşmeden dönebilir miyim?+
Evet. TBK m. 227 uyarınca ayıplı malda alıcının dört seçimlik hakkı vardır: sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirim. Dönme hakkı yalnızca küçük ayıplarda kısıtlanabilir. Ayıbı öğrendiğiniz tarihten itibaren makul bir süre içinde bu hakkı kullanmanız gerekir.
Sözleşmeden döndükten sonra tazminat talep edebilir miyim?+
Evet. TBK m. 125/3 uyarınca borçlunun kusurlu olduğu hallerde menfi zarar tazminatı talep edebilirsiniz. Menfi zarar; sözleşme için yapılan masrafları, hazırlık giderlerini ve sözleşmenin kurulacağına güvenerek kaçırılan fırsatları kapsar. Borçlu kusursuzluğunu kanıtlarsa yalnızca edimler iade edilir.
Dönme beyanını sözlü yapabilir miyim, yoksa yazılı mı olmak zorunda?+
Dönme beyanı prensipte şekle bağlı değildir. Ancak ispat güçlüğü nedeniyle yazılı yapılması zorunlu görülmektedir. Ticari işlemlerde TBK m. 18 uyarınca noter ihtarnamesi, taahhütlü mektup veya KEP kullanılması önerilir. Sözlü dönme beyanı, karşı tarafça inkâr edildiğinde ispat edilemeyebilir.
Sözleşmeden dönme davası hangi mahkemede açılır?+
Ticari sözleşmelerde Asliye Ticaret Mahkemesi, tüketici sözleşmelerinde Tüketici Mahkemesi, diğerlerinde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme HMK m. 6 uyarınca davalının yerleşim yeri veya HMK m. 10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesidir. Ticari uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur.

Ücretsiz Danışmanlık

Sözleşme Uyuşmazlığınız İçin Bize Ulaşın

Temerrüt, ayıplı ifa veya sözleşme ihlali yaşıyorsanız dönme mi, müspet zarar mı, cezai şart mı sorusunu birlikte yanıtlayalım. İlk görüşme ücretsizdir.

İlgili Hizmetler

WhatsApp